Cumhuriyetçiler derhal salıverilmelidir!
 05 Nisan 2017, Çarşamba

Yargının siyasallaştığına ilişkin geçmişte yaşadığımız birçok örneğe, dün kamuoyuna duyurulan Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin iddianameyle bir kez daha şahit olduk. Yoğun tepkinin de etkisiyle 5 ayın ardından ancak ortaya çıkartılabilen iddianame, meslektaşlarımıza yönelik hukuki nitelikli ciddi hiçbir suçlama içermediği gibi Cumhuriyet’e yönelik yargısal sürecin aslında siyasi bir operasyon olduğunun açık belgesidir. ‘Savcılar tarafından yazılacak ancak hukuki nitelik taşımayacak bir iddianame nasıl olur?’ diye sorulursa, tartışmasız en güzel örneklerden biri olacak bu metin, ‘Türk Milleti’ adına yetki kullanan makamların yargı süreçlerini artık millet adına değil, bir grup adına işlettiğinin göstergesidir.

İddianamenin ‘bir hukuk metni olup olmadığı’ tartışmasını gerçek hukukçulara bırakıp, Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak konuya basın özgürlüğü açısından baktığımızda daha karanlık bir tabloyla karşılaşmaktayız. Bir ülkede hukukun katledilmesinin, başta temel haklarımız olmak üzere herşeyin katledilmesi anlamına geleceğini gösteren bu iddianamede, basın özgürlüğü bir kez daha katledilmiştir. İddianamenin başında genişçe yer alan, tamamına da yedirilen Cumhuriyet gazetesinin yayın politikasına ilişkin değerlendirmeler, basın özgürlüğünün temelini oluşturan ‘düşünce ve ifade etme özgürlüğü’ne, dolayısıyla demokratik hukuk devletlerindeki asıl bağların yok edilmesine yöneliktir. İddianameyi hazırlayan savcılar şunu çok iyi bilmelidir ki, gazetelerin yayın politikaları varlık nedenleridir ve okur ile gazete arasındaki ilişkinin en önemli belirleyenlerindendir. Biz gazetecilerin gözünden, yayın politikası üzerinden herhangi bir gazeteye suçlama yönelten savcılara verilecek tek mesaj: Bir mübaşir ne kadar savcılık yapabilirse, bir savcı da o kadar ‘yayın politikası’ üzerinden gazeteciliği yargılayabilir.

Savcılar bizleri şaşırtmadı ve tahmin ettiğimiz gibi haberler suç delili sayılmış. Suçlamalara zemin hazırlayan haberlerin çoğunluğu 2013 yılına yönelik; 2013 yılında neler yaşandığını iddianamedeki suçlamalar temelinden anımsarsak, Türkiye siyasi ve toplumsal tarihinin en önemli demokratik kitlesel tepkilerinden ‘Gezi Parkı Olayları’ oldu. Buna karşı AKP iktidarı, demokratik talepleri görmezlikten gelip şiddet kullanarak tepkiyi bastırmaya çalıştı. Aynı yıl AKP iktidarına yönelik ciddi emarelerin olduğu yolsuzluk operasyonu gerçekleştirildi. Bu iki olay, basının yıl boyu hatta sonraki yıllarda da gündemsiz kalmamasını sağlayacak önemde ve yoğunlukta iki olaydı. Cumhuriyet gazetesi de her iki olaya ilişkin ‘kamuoyunu doğru bilgilendirme’ sorumluluğuyla hareket ederek çeşitli yönleriyle haberler yaptı. Ne yazık ki bu konulardaki haber, yazı ve röportajların suçlamalara dayanak olmuş. Haber, yazı ve röportajların suçlamalara dayanak yapılması, basın özgürlüğü karşıtlığı kadar pratikte gazetelere, ‘magazin ve çiçek-böcek haberleri dışında haberler yapmayın’ demektir. Bırakın gazeteciler gazeteciliklerini yapsın halk da doğruları öğrenebilsin.

İddianame ne yazık ki başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP iktidarının basınla kurduğu sistematik ilişkinin yansımasıdır. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basına yönelik tepkilerini ‘terör örgütü’ bağlantısı üzerinden dile getirmesi iddianamede de gözüme çarpan öncelikli başlıklardan. Savcıya göre, Cumhuriyet gazetesi, Türkiye’nin köklü ve önemli gazetelerinden ve gazetecilik ekollerinden biri değil de Türkiye düşmanlarınca ele geçirilmiş bir kurum. Bu anlayışı bizler, ifade ettiğimiz gibi ‘herkesi terörist ilan etmekten çekinmeyen’ başkalarından çok çok iyi tanıyoruz. Kendi aldıkları siyasi kararlar ağır bedelleriyle yüzleşemeyenler ancak böyle suçlamalarla yönlendirme yapabilir.

İddianamede suçlamaların dayanaklarından bir diğerini de ‘tanık’ ifadeleri oluşturuyor. ‘Tanık’lar kim diye baktığımızda üç isim çok dikkat çekici. Gazetecilik kisvesi altına girip AKP’nin politikalarına güzelleme yapan Cem Küçük ile 15 Temmuz Darbe Girişim’ni yapanların örgütü olarak ifade edilen Fethullah Gülen Cemaati’nde bir dönem etkin görevler üstlenmiş sonra ‘U dönüşü’ yaparak AKP kalemşoru olmuş Hüseyin Gülerce ve Latif Erdoğan ‘tanık’lar arasında. AKP-FETÖ ilişkileri konusunda yapacakları tanıklıklar kesin sonuç verici olacak kişilerin, Cumhuriyet gazetesi iddianamesinde ‘tanık’ olarak yer alması olsa olsa şu anda cezaevinde olan Cumhuriyet gazetesi karikatüristi Musa Kart’ın çizgileriyle anlatılabilir.

‘Basın özgürlüğü’ ve gazetecilik adına Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik bu iddianamenin, Türkiye’nin hala hukuk devleti ve demokratik hakların korunduğu bir ülke olduğunun söylenebilmesi için geri çekilmesi ve meslektaşlarımızın derhal salıverilmesini bekliyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU


Basın Kartı sansür ve basına saldırının dayanağıdır, kaldırılsın
Savaş bölgelerinde gazetecilere saldırmak bir savaş suçudur!
Gazeteciler emekçilerin haklarını gasp etmemelidir, edemezler
Yurt Gazetesi’nde yaşananlar kabul edilemez
Genel Yayın Yönetmenleri toplantının gerçek içeriğini açıklamalıdır
TURHAN SALMAN'I KAYBETTİK
Sansür kaldırılmalı, halka ve basın emekçilerine yönelen şiddet derhal son bulmalıdır
Sahte bayramlara değil barışa ihtiyacımız var
SURUÇ'TA YAŞANAN KATLİAMLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMAMIZ
Barış içinde yaşama iradesine saldırılar son bulmalı
Star gazetesi gazetecilik mesleğini reddetmiştir
Akçakale Sınır Kapısı'nda gazetecilerin tehdit edilmesine ilişkin basın açıklaması
Şanlıurfa'da gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili basın açıklamamız
G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu’nun Metal İşçileri Direnişi'yle ilgili açıklaması
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ 22. OLAĞAN GENEL KURUL ÇAĞRISI
Avrupa Parlamentosu heyeti Ankara’da seçim güvenliği ve basın özgürlüğünü değerlendiriyor
ÇGD 1 MAYIS AÇIKLAMASI
Dünya Basın Özgürlüğü günü etkinliği
ÇGD: ‘Kaçak Saray’a şirin gözükmek isteyen Avea’yı kınıyor ve özür dilemeye çağırıyoruz
Gerçekler yasaklarla saklanamaz
Cenazede akreditasyon uygulamasını kınıyoruz
Yeni Şafak Gazetesi’ni kınıyoruz
BERKİN ELVAN ANMASINDA POLİSİN BASINA UYGULADIĞI ŞİDDETİ KINIYORUZ
2014 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
Meslek büyüğümüzü, ustamızı, çınarımızı kaybettik
Cumhurbaşkanı ve iktidar yargıyı kullanarak gazeteciliği yasaklama peşinde
HÜKÜMET İSTİFA
KATİLLER CEZALANDIRILSIN, KATİLLERİ ARTIRACAK İÇ GÜVENLİK PAKETİ GERİ ÇEKİLSİN
CUMHURİYET MUHABİRİ BARKIN ŞIK'I KAYBETTİK
CUMHURİYET GAZETESİ'NDE YAŞANANLAR ÜZERİNE
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2014 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ
MUMCU’nun laiklik vurgusu gazetecilik mesleğinin de temelidir
Hrant’ın savunduğu değerleri sahipleniyoruz, onu özlemle anıyoruz
G-9: CUMHURİYET GAZETESİNİN DAĞITIMININ ENGELLENMEYE ÇALIŞILMASI SANSÜR GİRİŞİMİDİR!
Polis Cumhuriyet’i hedef göstermeyi bıraksın
GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU’NUN (GÖP) 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ AÇIKLAMASI
AA AKP’NİN ÇİFTLİĞİ DEĞİL HALKIN AJANSIDIR
KAZANAN METİN GÖKTEPE GAZETECİLİĞİ OLACAKTIR
CHARLİE HEBDO’DA HEDEF TÜM İNSANLIKTIR, LANETLİYORUZ
Gazeteci Sedef Kabaş’a yönelik baskıyı kınıyoruz
G-9 GAZETECİ ÖRGÜTLERİ PLATFORMU DHA TUNCELİ MUHABİRİ FERİT DEMİR’E YAPILAN BASKIYI KINADI
RTÜK üyesi Öztunç’a yapılan saldırı ciddiye alınmalıdır
GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU (GÖP): Gazetecilere yönelik operasyon tüm medyaya tehdittir, derhal durdurulmalıdır
Adeta savaş koşullarında çalışan meslektaşlarımıza yönelik saldırılara derhal son verilsin
ÇGD'NİN "YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2014" YARIŞMASINA BAŞVURULAR BAŞLADI
YASAK SİZİN, YAZMAK BİZİM İŞİMİZ!
Hırsızlar komisyonda aklanmaz, gerçekler ortaya çıkmadan duramaz
Spor muhabirlerine yapılan saldırıyı kınıyoruz
SELÇUK ALTAN'I KAYBETTİK
Kanal D ve CNN Türk’te işten çıkarmaları protesto ediyoruz
Azadiya Welat dağıtıcısı Bağdu’nun katillerinin derhal bulunmasını istiyoruz
Suruç’ta Gazeteci Durukan’ın hedef gösterilmesini kınıyoruz
Cumhuriyet Muhabiri Selda Güneysu'ya AKP'nin ambargosu
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin Yalçın Akdoğan'a mektubu
Gökçek, gazetecilik senin aklının ereceği iş değil!
YENİ TÜRKİYE ESKİ YASAKÇI ZİHNİYET
YALNIZCA IŞİD DEĞİL DESTEKÇİLERİ DE KATİLDİR
Gazeteci cinayetini kınıyoruz
ÇGD: Af edersiniz Başbakan haddini bilecek!
24 Temmuz sansürün kaldırılışının yıl dönümü
Başbakan’ın basına “yazma, çizme, konuşma” yasağı kabul edilemez
Polis terörü son bulsun
SORUMLU AKP'DİR, İSTİFA ETMELİDİR
Ömer Ödemiş yalnız değildir
3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ ETKİNLİĞİ
Vatan Gazetesi'nin kapatılmasını protesto ediyoruz
1 MAYIS ÇAĞRISI
GÖP: MUHABİRLER GAZETECİDİR, MUHBİR DEĞİLDİR!
ÇGD: Sırrı Süreyya Önder, Enver Aysever’den özür dilemelidir.
ÇGD: Savaş planlarınızı da alın gidin
G-9 GAZETECİ ÖRGÜTLERİ PLATFORMU'NUN TWITTER YASAĞI BASIN AÇIKLAMASI
ÇGD, gazeteci Rahmi Yıldırım’ın derhal serbest bırakılmasını istedi
YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
ÇGD, polisin gazetecilere saldırısını kınadı
GAZETECİ ÖRGÜTLERİNDEN MESLEĞE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Uğur Mumcu’yu anma etkinlikleri
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2013
ÇGD: UĞUR MUMCU’YU ÖZLEMLE ANIYORUZ
ÇGD: DİNK CİNAYETİNİ ER GEÇ AYDINLATACAĞIZ
ÇALIŞIRKEN UTANAN GAZETECİLER OLMAK İSTEMİYORUZ
ÇGD işten çıkarmaları kınadı
ÇGD: GÖKTEPE'NİN FENER IŞIĞINDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
ÇGD'den gazeteci kıyımına tepki
GAZETECİLER SUSMAYACAK
AKŞAM GAZETESİ ÖZÜR DİLEMELİ
BÜNYAMİN AYGÜN DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!
O COP HEPİMİZE!
ÇGD'NİN GELENEKSEL "YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ" YARIŞMASINA BAŞVURULAR BAŞLADI
ÇGD'den Acun Ilıcalı'ya kınama
ÇGD, GAZETECİ SÜLEYMAN GENÇER'E YAPILAN SALDIRIYI KINADI
GAZETECİLER ÖZGÜR BASIN İÇİN TAKSİM'DE YÜRÜDÜ
GAZETECİLİK İÇİN AYAĞA KALK
ÇGD: GAZETECİYE “BAYRAM HARÇLIĞI”, CEHALET, REZALET, İHANETTİR
GÖP Dönem Başkanı Ahmet Abakay: Gazeteci tehdit eden, aşağılayan bu Vali derhal görevden alınmalıdır
İÇİŞLERİ BAKANINI UYARIYORUZ: POLİSLERİNİZİN GAZETECİLERE SALDIRISINI DURDURUN
ÇGD: SAVAŞA HAYIR..
ÇGD'den Merdan Yanardağ'a destek
Sevgili ÇGD üyelerine iyi bayramlar diliyoruz
ÇGD gazetecileri 5 Ağustos günü Silivri duruşmasına davet etti
ÇGD: İktidarı basın, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygılı olmaya çağırıyoruz
<<< <
1 - 2 - 3 - 4
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   bilgi@cgd.org.tr