
|
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın Bülent Arınç’a yanıtı | ||
Bülent Arınç'ın görevini yapan basını, gazetecileri hakaret içeren sözlerle suçlaması asla kabul edilemez. Söyledikleri düzeysiz, haksız ve saygısızlıktır. Arınç çok konuşuyor ve boş konuşuyor. Yaptığı açıklama seçim propagandasının dışına çıkmalı, bilgi ve seviye içermeliydi. Bakan düzeyine gelen bir kişi daha sorumlu konuşmalıydı. Bu adam ise yaptığı açıklamalarla Şevki Yılmaz’la, Cübbeli Ahmet hoca ile yarışıyor, onların önüne geçiyor. Arınç’ın bu sözleri komiklik olsun diye söylediğini, bu haliyle de mizah yazarlarına iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bu açıklamalar gösteriyor ki, parti militanı olmakla bakan olabilmek ya da devlet adamı sıfatını kazanmak kolay iş değil. Bülent Arınç’ı sorumlu ve ciddi olmaya davet ediyoruz. Arınç basına akıl vermeyi bıraksın. Manisalı Tekel işçilerinin ve çiftçilerin sorunlarının çözümü için neler yaptığını açıklarsa daha yararlı iş yapmış olur.
|
|||
|
2009 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği, “2009 Yılının Başarılı Gazetecileri”ni açıkladı… 2009 yılının başarılı gazetecileri bugün (23 Ocak 2010) Türk-İş Genel Merkezi önünde eylemde bulunan Tekel işçilerini ziyaret sırasında Genel Başkan Ahmet Abakay tarafından açıklandı.
ÇGD, “Dayanışma Ödülü”nün TEKEL işçilerine verilmesini kararlaştırdı. ÇGD Özel Onur Ödülü’nün, Yarım yüzyılı aşan gazetecilik mesleğindeki örnek duruşu ve Türk Basını’na yaptığı katkılar nedeniyle gazeteci-yazar Altan ÖYMEN’e verilmesi kararlaştırılmıştır. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu’nun başvuran gazetecilerin ürünleri arasında yaptığı değerlendirme sonucu belirlediği “2009 Yılının Başarılı Gazetecileri” şunlar: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü: Aykut KÜÇÜKKAYA – CUMHURİYET “Enerji Dosyası” Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü Özlem ZORCAN - BİRGÜN “’İşkenceci’ Eğitmen Oldu” haberi. Rafet Genç Haber Ödülü Ferit DEMİR- ( Doğan Haber Ajansı – Tunceli “Kara Kömürden Beyaz Eşyaya” haberi Mahmut Tali Öngören Televizyon Ödülü Mete ÇUBUKÇU – “Mahmur Mülteci Kampı: Geri Dönüşler Sürecek mi?” Televizyon Haber Gökhan GERÇEK – “Yargı Yargıyı Dinledi” Televizyon Programı Nazım ALPMAN – İZ TV “12 Eylül’ün Kendisi: General Evren” Televizyon Belgeseli İzzet DAĞISTANLI - KANAL-B “Vatan İçin Kubilay” Radyo Programı Güler NASIF “Bir Adım Önde” Fotoğraf (İzzet Kezer Ödülü) Selahattin SÖNMEZ – HÜRRİYET- Daily News “Tekel Direnişi” Karikatür Turgay KARADAĞ – REFERANS (24 Aralık 2009) İnternet Gazeteciliği: Dayanışma Ödülü TEKEL İŞÇİLERİ Röportaj ve sayfa düzeni dallarında ödüle değer eser bulunamamıştır. NOT: Yılın Başarılı Gazetecileri'ne ödülleri, daha sonra belirlenecek bir tarihte düzenlenecek törenle Ankara’da verilecektir. |
|||
|
PANEL “DİKKAT, DİNLENİYORUZ! | ||
![]() |
|||
|
Çağdaş Gazeteciler Derneği, “2008 Yılı’nın Başarılı Gazetecileri”ni açıkladı | ||
ÇGD Özel Onur Ödülü’nün , “yurt içinde ve dışında Türk basını ve kültür yaşamının tanıtılmasına yaptığı katkılar” nedeniyle Gazeteci-Yazar Hıfzı Topuz’a verilmesi kararlaştırılmıştır. Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu’nun gönderilen ürünler arasında yaptığı değerlendirme sonucu belirlediği “2008 Yılı’nın Başarılı Gazetecileri” şunlardır: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü: Bahadır Selim Dilek (Cumhuriyet), “Küresel Tuzak, Ilımlı İslam” araştırması. Mustafa Ekmekçi Ödülü: Nurettin Kurt (Hürriyet), “Ankara’da İSKİ Patladı” haberi. Mahmut Tali Öngören Ödülü: Nebil Özgentürk (CNN Türk ), “Türkiye’nin Hatıra Defteri”
Haber: Gökçer Tahincioğlu (Milliyet), “Taşlamak Terör, Bomba Atmak Değil” (Rafet Genç Ödülü) Gülümhan Gülten (Vatan), “Unakıtanlar 600 Milyon Dolarlık Enerji Santralı Kuruyor” Zehra Şahindokuyucu (Birgün), Sincan Cezaevinde Erkek Ziyaretçiye Zorla Etek Giydiriliyor”. Röportaj: Adnan Genç (Birgün) “Erivan Günlüğü”. Saniye Doğukan (Anayurt ) “PTT’nin Kaderini Değiştirenler”. Vercihan Ziftlioğlu (Referans), “Yönetmen Sergei Parayenov” üzerine.
Sayfa düzeni Güngör Yılmaz (Referans Gazetesi) Karikatür:
Leman Dergisi “Hüseyin Üzmez” konulu kapak karikatürü. Fotograf: Selahattin Sönmez (Hürriyet Daily News), “Türkiye’de 1 Mayıs”. (İzzet Kezer Ödülü) TV Programı: Demet Kayıran ( TRT-INT ), “Suç Bende Değil-Hangi Namus” Olgunay Köse ( TRT TV ), “Yaşlılarla Yaşama Tutunma” TV Haber: Murat Çelik (Star TV) , “Başsavcı’nın Sekreteri Türbanlı” Cumhur Çatkaya - A.Hilmi Hacaloğlu (NTV), “Osetya Sınırında Gazetecilere Saldırı Anı”.
TV Belgesel: Ece Güneş ( TV –24 ) “Son Göç, Sarıkeçililer”. Güngör Makar (Kanal B Televizyonu), “Geçmişten Günümüze Demiryolları”. Vakkas Aksu (SKY Türk) “Dışlanmışlar Durağı, Tarlabaşı”.
Radyo Programı: Pınar Şenel (TRT Türkiye’nin Sesi), “Almanya’daki Türkiye’nin Müziği” Bircan Çiçek (TRT Ankara Radyosu) “Manastırlı Telgrafçı Hamdi Bey”. Gurbet Özer (Özgür Radyo), “Gurbet’le Güne Yolculuk” Dayanışma Ödülü, Hacı Boğatekin, (Adıyaman Fırat Gazetesi) “Feto ve Apo” başlıklı yazısında, Fetullah Gülen’e “ Feto” dediği için mahkûm edilen gazeteci. Özendirme Ödülü : Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 99. Sayıya ulaşan “Görünüm” Gazetesi.
İnternet Basını: (İzledikleri yayın politikası nedeniyle) Bizhaberiz.com Siyaset TV.
Yerel Basın: Akın Bodur (İskenderun Ses), “Dört İnfazın bir tanığı”. İbrahim Yalçıner (Btv) “Şu Medya Dedikleri” |
|||
|
Yılın Başarılı Gazetecileri 2008 Yarışmasına Başvurular Başladı | ||
Yarışmaya aşağıda belirtilen dallarda başvuru yapılabilir. - Mustafa Ekmekçi Gazetecilik Ödülü - Mahmut Tali Öngören TV Programı Ödülü - Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü - Rafet Genç Gazetecilik Başarı Ödülü - Yazılı Haber Dalı - Fotoğraf Dalı - Karikatür Dalı - Röportaj Dalı - Sayfa Düzeni Dalı - Televizyon Haber Dalı - Televizyon Programı Dalı - Televizyon Belgesel Dalı - Radyo Programı Dalı - İnternet Gazeteciliği - Yerel Basın
- Kent Haber Dalı " ÇGD Yılın Başarılı Gazetecileri 2008" Yarışması Katılım Şartları: - Yarışmaya katılacak ürünlerin 2008 yılı içinde yayınlanmış olması gerekmektedir. - İsteyen birden fazla ürünle yarışmaya katılabilir. - Basılı ürünlerin aslı gönderilmelidir. - Görüntü ve ses içerikli ürünler CD, VCD formatında gönderilmelidir. - Yarışmaya katılacak ürünle birlikte yarışmaya katılanın açık kimliği, iletişim bilgileri gönderilmelidir. Saygılarımızla. ÇGD Genel Yönetim Kurulu |
|||
|
ÇGD Başkanı Abakay: Başbakan'ın Kampanya Çağrısını Çağdışı Buluyorum. | ||
| Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "yalan yanlış haberler" yazdığını iddia ettiği gazeteleri almayın çağrısına Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay sert tepki gösterdi. Abakay, Başbakanın çağrısını çağdışı bulduğunu belirterek, "Böyle bir Başbakana sahip olduğumuz için utanıyorum" dedi. ANKARA (ANKA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "yalan yanlış haberler" yazdığını iddia ettiği gazeteleri almayın çağrısına Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay sert tepki gösterdi. Abakay, Başbakanın çağrısını çağdışı bulduğunu belirtti ve "Böyle bir Başbakana sahip olduğumuz için utanıyorum" dedi. ÇGD Genel Başkanı Abakay, yaptığı açıklama ile Başbakan Erdoğan'ın dün bazı gazetelerin alınmamasına yönelik boykot çağrısını değerlendirdi. Abakay, açıklamasında şöyle dedi: "Başbakanın kendisini eleştiren medyayı düşman ilan edip kampanya açmasını çağ dışı buluyorum. Ve böyle bir başbakana sahip olduğumuz için utanıyorum. Başka ülkelerde dünyada böylesine çağdışı ilkel bir anlayışı yürüten yöneticiler var mı bilmiyorum. Nijerya da Uganda'da böyle ilkel yöneticiler umarım ki vardır ve böylece biz de yalnız olmadığımızı ve bu ilkelliği paylaşan başka ülkeler de olduğunu düşünerek rahatlayabiliriz. Bir Başbakan kendisini eleştiren ve daha da somutu Deniz Feneri'nde olduğu gibi mahkeme kararlarını yayınlayan gazeteleri, yayın organlarını düşman ilan etmesi sanırım uluslararası camiada şaşkınlık yaratacaktır. Demek ki demokrasiyi ifade özgürlüğünü önce ülke yöneticilerinin içselleştirmesi, inanması gerekiyormuş. Başbakanın bu kampanyasına karşı ben de ÇGD başkanı olarak, halkımızın Başbakan'ın konuştuğu kanalları, demeç verdiği gazeteleri temkinli izlesinler. Başbakan'ın söylediklerinin taraflı olduğunu ve Başbakanın herkesin Başbakanı değil sadece AKP çevresinin Başbakanı olduğunu bilerek söylediklerini temkinli karşılasınlar." (ANKA) (İG/ZG) |
|||
|
ÇGD, Latifi Tekin’e yapılan saldırıyı kınadı. | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması şöyle: “Karabük’te düzenlenen Kültür ve Sanat Festivali’nde hükümetin politikasını eleştiren yazar Latife Tekin, AKP’li belediye başkanının saldırısına uğramıştır. Bu olay, AKP ve yönetimi için önemli bir testtir ve samimiyet sınavıdır. Bu saldırgan belediye başkanından hesap sorması gereken ilk kişi Başbakan Erdoğan ve AKP üst yönetimi olmalıdır. Başbakan ve AKP yönetimi, düşünce ve ifade özgürlüğüne, eleştiri hakkına saygısı olmayan kişilere AKP’de yer olmayacağını belirterek, bu kişiyi kulağından tutup partiden ihraç etmelidir. Belediye başkanı, AKP hükümetinin politikalarını eleştiren yazar Tekin’e, “burada benim paramla politika yapamazsın” diyor.Bu haddini bilmezliktir. Demek ki Latife Tekin AKP’yi övseydi, bu politika almayacaktı. Belediye başkanı da saldırmayıp alkışlayacaktı. Bu belediye başkanı, Latife Tekin’den çocuklara masallar anlatmasını mı bekliyordu. Çok bilmiş Mir Dengir Fırat’ın da bu konuda söyleyecek sözü olmalı.” |
|||
|
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması : | ||
“15 yıl önce Sivas’ta, Madımak Oteli’nde kuşatılan çoğunluğunu yazar, düşünce adamlarının oluşturduğu 37 aydın güvenlik güçlerinin bakışları arasında yakılarak öldürülmüştü. Saldırganların ana hedeflerinden biri olan Aziz Nesin tesadüfen kurtulanlar arasında yer almıştı. Aradan geçen 15 yıla rağmen Madımak katliamının gerçek katilleri ve azmettirenler ya yakalanmamış ya da hak ettikleri cezaya çarptırılmamışlardır. Kahramanmaraş, Çorum gibi toplumsal olayların azmettiren odakları cezalandırılmadığı için benzer katliamlar devam etmiştir. Bundan sonra da benzer üzücü olayların yaşanmaması için de Madımak katliamının ardındaki azmettirici odaklar bulunup cezalandırılmalıdır. Bu konudaki sorumluluk da hükümete aittir. Çağdaş Gazeteciler Derneği, Madımak katliamını bir kez daha lanetlerken, 2 temmuz gününü anlamına uygun olarak anacaktır. Bu nedenle de ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay 2 temmuz günü Sivas’ta Madımak Oteli önünde yapılacak anma töreninde hazır bulunacaktır. |
|||
|
G-9 Gazeteci Örgütleri platformu açıklaması | ||
Ankara'da 11 Gazeteci örgütünün oluşturduğu "G-9 Gazeteci Örgütleri platformu" 3 mayıs "Dünya Basın Özgürlüğü Günü" nedeniyle açıklama yaptı.
Güvenpark'ta toplanan basın meslek örgütlerinin temsilcilerinin ortak açıklamasını ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay okudu. 1 mayıs'ta İstanbul'da yaratılan terör ortamı nedeniyle İstanbul Valisi, Emniyet Müdürü ve Hükümetin protesto edildiği açıklama şöyle:
Gazeteciler, ne yazık ki, Dünya Basın Özgürlüğü günü 3 Mayıs'ı, dünyanın hemen her yerinde, geçmiş yılları da aratan koşullarda karşıladılar. Bir taraftan siyasal iktidarların özgür basını hedef alan saldırıları, diğer taraftan aşırı ticarileşme ve yoğunlaşma koşulları ve bütün bunların paralelinde gerçekleşen teknolojik gelişmeler medya çalışanlarını daha olumsuz koşullarda çalışmaya mahkum ediyor. Küresel düzeydeki haber akışının, asıl işleri gazetecilikten başka her şey olan birkaç dev grup tarafından kontrol ediliyor olması, buralardan gelen bilgilerin doğruluğundan emin olmayı olanaksız kılıyor. Öte yandan, bu ülkenin gazetecileri olarak, hemen her toplumsal olayda polis şiddetinin hedefi oluyoruz. İstanbul'da dehşet görüntülerinin hakim olduğu 2 gün önceki 1 Mayıs'ta da, Valilik, görev yapan gazetecilere karşı dikkatli davranılması konusunda uyarılmış olmasına karşın, meslektaşlarımıza kaba kuvvet uygulandı: Cop darbesiyle bir gazetecinin kolu kırıldı, bir başkası başına aldığı darbeyle hastanelik oldu, iki gazetecinin ise kameraları zarar gördü. Dünya Basın Özgürlüğü gününü anarken, gazetecilere şiddet uygulanmasını kınıyor; yaşananlardan dolayı İstanbul Emniyeti'ni, Valiliği ve Hükümeti protesto ediyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1993 yılında 3 Mayıs'ı Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak ilan ederken, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 19. maddesine dikkat çekerek, "bağımsız, çoğulcu ve özgür basının tesis edilmesi, korunması ve geliştirilmesinin; ekonomik kalkınma ve bir ulusta demokrasinin korunması ve geliştirilmesi için şart olduğu" gerçeğinden hareket etmişti. 19. madde, "herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olduğu; bu hakkın, hiçbir müdahale olmaksızın düşünce sahibi olma özgürlüğünü, bilgi ve kanaatleri herhangi bir iletişim aracıyla ve sınır tanımaksızın araştırma, elde etme ve yayma hakkını içerdiği"ni vurgular. Ne yazık ki, gerek fiili ve fiziki saldırılar, gerek anti-demokratik yasalar gerekse de medya sahiplik yapısının gazetecileri mahkum ettiği iş güvencesinden yoksun çalışma koşulları bu hakkın kullanılmasını ciddi ölçüde engelliyor. 2007'de dünya genelinde öldürülen gazetecilerin sayısı, son 5 yılda sürekli artarak, 87'ye ulaştı. Meslektaşımız Hrant Dink'in katli ve yargı sürecinde adaletin yerine getirilmesi önünde karşılaşılan engeller, biz Türkiye gazetecilerinin can güvenliği konusundaki endişelerimizi de artırmaktadır. TCY'nın 301. maddesinden yargılananların sayısının 2000'e yaklaşması ve yasada yapılan değişikliğin beklentiyi karşılamaktan uzak olması ile yasalarımızda kısıtlayıcı başka maddelerin de bulunması, ifade özgürlüğü açısından bir başka olumsuzluktur. Bu olumsuzlukların hedefinde de asıl olarak muhalif medya oturtulmaktadır. Ülkemizin, son birkaç 3 Mayıs'ı, askeri darbe ve şeriat tartışmaları arasında karşılıyor olması da ayrı bir endişe nedenidir. Mevcut siyasal iktidar, genel olarak yapılanı yaparak, iradesini basın ve ifade özgürlüğünü geliştirmekten çok, kendi yandaş medyasını yaratmaktan yana kullanmış ve son birkaç yılda medya-siyaset ilişkisinin çarpıcı bir yansıması olarak mevcut iktidara yakın ciddi bir medya gücü oluşmuştur. İktidar, gazetecilerin örgütlenme ve sendikal birlik çabalarının önünü açıcı adımları değil, yıpranma gibi kazanılmış haklarını da budayarak onları medya patronları karşısında daha güçsüz kılıcı politikaları yeğlemiştir. Biz gazeteciler, asıl sorumluluğumuzun ülkenin insanlarına karşı ve görevimizin de kamuoyunu doğru bilgilendirmek olduğu bilinciyle; daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi taleplerimizi yükseltmeye devam edecek ve daha iyi bir yaşam mücadelesinde hep halkımızın yanında olacağız. Siyasi iktidarın şimdiye kadarki performansının, basın özgürlüğü ve sendikal haklar konusunda yasal iyileştirmeler yapılabileceği umudumuzu büyük ölçüde sarmış olduğunu vurgulamalıyız. Yine de, hükümeti, gazetecilerin özgürce çalışması önüne engeller çıkarmamaya, eleştirilere tahammüllü olmaya, medyayı tehdit eden ve hedef gösteren söylemlerden kaçınmaya ve basın emekçilerinin örgütlenme hakkını kullanabilmelerinin önünü açmaya çağırıyoruz. Basın özgürlüğünün yalnızca gazeteciler için özgürlük değil, ama asıl olarak herkesin demokratik bir toplumda yaşamasının en önemli garantisi olduğunu anımsatmak istiyoruz. İyi bilinmeli ki, basın özgürlüğünün olmadığı yerlerde, ne demokrasi vardır ne de özgür vatandaşlar! G-9 GAZETECİ ÖRGÜTLERİ PLATFORMU Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD) Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (TURÇEV) |
|||
|
ÇGD, Vatan Gazetesi muhabirlerine ve Yeni Şafak Gazetesine yapılan saldırıları kınadı | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle: Son zamanlarda gazetecilere ve gazetelere yönelik saldırılar artış gösterirken son 24 saat içinde iki yeni saldırı olayı meydana gelmiştir. İsmailağa cemaati ile ilgili haber yapmak için Beykoz-Çavuşbaşı’ndaki villaya giden Vatan Gazetesi muhabirleri İlker Akgün ile Alper Uruş söz konusu binadan çıkan bir grubun saldırısına uğramış, dövülmüşler, görev yapmaları engellenmiştir. Bir süre önce cinayetle sonuçlanan Linç olayı ile Türkiye’nin gündemine gelen İsmailağa cemaati ile ilgili haber yapmak hiçbir gerekçe ile saldırı nedeni olamaz. Bu saldırganların belirlenerek gereken cezaya çarptırılmalarını bekliyoruz. Bir diğer üzüntü verici olay ise Yeni Şafak Gazetesinin merkez binasına dün gece silahlı saldırıda bulunulmasıdır. Gazetelerin ve gazetecilerin silahlı ya da silahsız saldırılarla görevlerini yapmaları hiçbir şekilde engellenemez. Emniyet görevlilerinin Yeni Şafak Gazetesine silahlı saldırıda bulunanları ve varsa arkasındaki azmettirenleri acilen bulup yargı önüne çıkartılmalarını talep ediyoruz. ÇGD yönetim kurulu olarak, Yeni Şafak Gazetesine ve Vatan Gazetesi muhabirlerine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. |
|||
|
İstanbul'da devlet terörü estiriliyor. Bu, hükümetin aczini gösteriyor | ||
ÇGD Genel Başkanı Abakay: “Eğer devlet zalimleşmişse buna başkaldırmak meşrudur.” ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması şöyle: “ İstanbul’da DİSK, KESK ve Türk-İş’in öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs kutlamaları, sabahın erken saatlerinde başlayarak, devlet terörü ile karşı karşıya kalmıştır. 1 Mayıs kutlamalarını izlemekle görevli çok sayıda gazeteci, polisin su sıkması, gaz bombası ile saldırması sonucu görev yapamaz hale gelmiş, ayrıca gazeteciler, polisin fiili saldırısına uğramıştır. Bir Devlet Bakanı, yaptığı açıklamada, bu kutlamalarla ‘devlete meydan okunduğunu’ söylemektedir. Bu bakan bilmelidir ki eğer bir ülkede devlet zalimleşmişse, bu zalim devlete başkaldırmak meşrudur. Bugünkü iktidar da devlet gücünü kullanarak halka, işçi sınıfına, emekçilere zalim davranmaktadır. İktidar, tüm İstanbul’u terör alanı haline getirmiştir. İktidarın bu zulmü ve acizliği asla affedilmeyecektir. |
|||
|
Medyayı suçlayan Başbakan, ciğerleriyle değil aklıyla konuşsun | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması şöyle: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM grup toplantısında, kendilerinin yarattığı türban gerilimini basının üzerine yıkmaya çalışmış, kendisini eleştirenlere, uyaranlara gazetelerinde ve ekranlarında yer veren medyayı sert dille suçlamıştır. Topluma örnek olması gereken başbakanlar, ülke yöneticileri serinkanlı, ağırbaşlı olmakla, kışkırtıcı olmamakla yükümlüdürler. Sayın başbakan bu hırçınlığına gerekçe olarak da, “ben ciğerimle konuşuyorum” diyor. Sayın başbakan ciğerinizle, böbreğinizle değil, aklınızla, mantığınızla konuşun. Bu sözler topluma kötü örnektir. Bunu duyan birileri çıkar, pazusuyla, bileğiyle, tekmesiyle konuşmaya kalkar. Tüm medyanın, basının sizi, iktidarınızı desteklemekle, şakşaklamakla yükümlü olduğunu sanmayın. Demokrasilerde böyle bir şey yok. Yüzde 47 alan medyayı da teslim alır diye bir uygulama yok. Demokrasilerde medya iktidarları eleştirir, uyarır. Medya, bu hakkını ve görevini de anayasadan, yasalardan alır. Toplumda bir gerilim, bölünmüşlük varsa bu AKP iktidarının MHP ile birlikte getirdiği türban ile ilgili anayasa değişikliği nedeniyledir. Başbakanın tutumu nedeniyle de Türkiye’de hukukun üstünlüğü ağır zarar görmüş, hukuk devleti zedelenmiştir. Anayasa değişikliği daha kesinleşmeden, onaylanıp yürürlüğe girmeden, YÖK yasası değişikliği daha TBMM de görüşülmeden üniversitelerde fiili uygulama başlamış, olmayan bir hukuki düzenleme en azından zamanı gelmeden uygulanmaya başlamıştır. Başbakan önce hukukun üstünlüğünü sağlamaya çalışmalı ondan sonra başkalarını eleştirmelidir. Ama ciğerleriyle değil, aklıyla, beyniyle, mantığıyla.” |
|||
|
Çgd, 2007'nin Başarılı Gazetecilerini Açıkladı | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu’nun belirlediği “2007 Yılının Başarılı Gazetecileri” şöyle: ÇGD “ ÖZEL ONUR ÖDÜLÜ” nün Türk Basın tarihine ışık tutan eserleri, çalışmaları nedeniyle Gazeteci-Yazar Orhan KOLOĞLU’na verilmesi kararlaştırılmıştır. Uğur Mumcu Ödülü Murat Kışlalı-Emine Kaplan (Cumhuriyet), “İşte AKP Anayasası” Mustafa Ekmekçi Ödülü: Fikret Bila,( Milliyet), “Komutanlar Cephesi” (Emekli Generaller Konuşuyor) Mahmut Tali Öngören Ödülü: Adnan Gerger (NTV), “Irak’taki Kayıp Silahlar Türkiye’de kullanıldı “ Haber: Uğur Ergan (Hürriyet), “Cumhurbaşkanı Gül Huzura Çağrıldı” (Rafet Genç Ödülü) Veysi Sağlam (Sabah-Antalya) , “Katliam’ın Fotoğrafı” Arzu Çakır Morin (Taraf), “Sarkozy’nin Kökeni Osmanlı’ya Dayanıyor” Röportaj: Özlem Zorcan (Birgün), “ABD’li Barış Annesi Sheean:Bush’u Dinlerken Nefretle Doluyorum” Sabine Erkuş-Nihal Kocabay (Bizim Gazete ), “Gözyaşının Renginde Buluşan Kadınlar” (Araştırma-Röportaj) Fotoğraf: Selahattin Sönmez (T.Daily News ), “Toprak Ana ” Cem Özdel (Anadolu Ajansı-Antalya), “Siniyle Kayak Keyfi” Karikatür: Turgay Karadağ (Referans ) , 4 aralık2007 günü yayınlanan “Çözüm Masası”alt yazılı karikatür. Sayfa Düzeni: Sertaç Bala (T.Daily News) , Hikmet Uçar (Hürriyet-Ankara) Televizyon Programı: Yaşar Taşkın Koç ( TV.24 ), “Keşke Olmasaydı” (programında Deniz Gezmiş ve Kazım Koyuncu bölümleri) Soner Yalçın (CNN Türk ), “Oradaydım” Alican Özinanır (TRT) , “Damal’ın Bebekleri” Gökhan Küçükkaplıdağ (Olay-TV.-Haber), “Parantez" Radyo Programı: Funda Celasun (TRT Ankara Radyosu),”Konuşa Konuşa” (Organ Nakli ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programları) Özel Dayanışma Ödülü: Yıl içinde baskı altında tutulan ve defalarca kapatılan , “Gündem Gazetesi” Kent Haber: Ferhat Demircan (Anadolu Ajansı) , ”Başkentte Ulaşım Çıkmazı “ Yerel Basın: Cumhur Kılıççıoğlu (Siirt Mücadele), “Yeni Dünya Düzeni İçin Bediüzzaman Okuyun” (Haber) Burcu Durmuşoğlu (Eskişehir- Sakarya), “Spor Medyasında Kadın Eli”(Röportaj) Sevil Köse (Eskişehir Anadolu Üniversitesi Haber Merkezi), “Türkan Saylan” röportajı (Özendirme) Göksu Koç: (Bafra Haber) , “Biz de Artık Konuşuyoruz” (Makale) Ali Cevat Uğraş ( Anayurt) , “Küreselleşme” (Fotoğraf ) |
|||
|
Cumhurbaşkanı Gül, karikatüristlerden davacı olmadığını açıklasın | ||
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması şöyledir: “Şişli Cumhuriyet Savcılığı, karikatürist Musa Kart ve Zafer Temuçin hakkında, çizdikleri karikatürlerde Cumhurbaşkanına hakaret ettikleri gerekçesiyle dava açmıştır. Bu dava Cumhurbaşkanının talebi üzerine mi yoksa resen mi açılmıştır, bilemiyoruz. Demokrasinin, eleştirinin, ifade özgürlüğünün olduğu ülkelerde, ülkeyi yönetenlerin eleştirilmesi suç olamaz. Önerimiz, Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül bu olaydan davacı olmadığı açıklamalı, savcılığın olaylara özgür ve çağdaş bakmasını sağlamalıdır. Cumhurbaşkanımız, örneğin Fransa’da Cumhurbaşkanı Sarkozy’i ve ABD Başkanı Bush’u yerden yere vuran yazarlar ve çizerler için davalar açmadığını da anımsayarak, demokrasilerde eleştiri ve ifade özgürlüğünün esas olduğunu hatırlamalıdır.” |
|||
|
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu'nun Uğur Mumcu ile ilgili açıklaması | ||
“Derneğimizin üyesi, meslektaşımız, ustamız Uğur Mumcu’yu, aramızdan ayrılışının 15. yılında özlemle ve sevgiyle anıyoruz. Mumcu, yolsuzluk ve yoksulluktan arınmış “Tam Bağımsız Türkiye” ideali için halkını aydınlatmaya çalıştı. Ancak, üzerine gittiği, ”Siyaset-Tarikat-Ticaret “ ile simgelenen şeytan üçgeninin kurbanı oldu. Ülkemizde son 100 yıl içinde 62 gazeteci siyasi cinayetler sonucu öldürüldü.1909’da öldürülen Hasan Fehmi Bey, bir yıl sonra Ahmet Samim ve sonraları Sebahattin Ali, Abdi İpekçi, İlhan Erdost, Musa Anter, Turan Dursun, Çetin Emeç, Metin Göktepe, Hrant Dink ve Uğur Mumcu bunlar arasında ilk akla gelenler. Bu ülkede ortalama her 1.5 yılda bir gazeteci öldürülüyor. Bu cinayetlerin hepsinin arkasında tam aydınlatılmayan, ortaya çıkarılamayan, devletin çeşitli kademelerinde odaklanmış, tetikçileri yer yer kimi güvenlik görevlileri tarafından korunan, zaman zaman delilleri karartan güçler olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla da ülkeyi yönetenlerin ciddi sorumlulukları ya da sorumsuzlukları ortaya çıkıyor. Uğur Mumcu ve benzer siyasi cinayetlere kurban gidenlerin tetikçilerini ve bunlarla birlikte azmettiricilerini ortaya çıkaramayan hiçbir hükümet, hiçbir yönetim, ‘ben iktidarım’ diyemez ve ‘başkaları’ tarafından yönetilen hükümet olmaktan kurtulamazlar.” |
|||
|
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü açıklaması | ||
| “10 0cak 1961 tarihinde kabul edilen 212 sayılı yasa gazetecilere önemli haklar sağlamıştı. Aradan geçen 47 yılda Türkiye’de köprülerin altından çok sular geçti. Gazetecilerin çalışma koşulları giderek zorlaştı. İşsizlik de işten çıkarmalar da arttı. İş güvencesinin en büyük dayanağı olan sendikal hareket Basında holdingleşmenin, tekelleşme sürecinin sonucu olarak işyerlerinden tek tek sökülüp atıldı. AKP hükümetinin getirdiği ve TBMM gündeminde bulunan Sosyal Güvenlik yasa tasarısı ile gazetecilerin kazanılmış “yıpranma” hakkı ortadan kaldırılıyor. TCK’nın 301 ve 288. Maddeleri nedeniyle gazeteciler, yazarlar mahkeme kapılarında sıraya girdiler. Yeri geldi bu yasalar Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesinde birinci derecede rol oynadı. Terörle Mücadele yasasında yapılan değişiklikle gazete kapatma, Radyo susturma kolaylaştırıldı. İktidar, gün geldi Kanal Türk örneğinde olduğu gibi muhalif yayın yapan Televizyon kanallarını zorlama gerekçelerle baskı altına aldı. AKP hükümeti bir yandan kamu kuruluşlarını özelleştirirken, bir yandan da TMSF aracılığıyla Özel gazete ve televizyon kanallarını devletleştirdi; daha doğru deyimle “iktidarlaştırdı”. Tarikat, cemaat gruplarının referansları diğer kamu kuruluşlarında olduğu gibi TRT’de de kadrolaşmanın, yönetici olmanın önemli göstergesi oldu. Bu atamalar TRT yayınlarındaki çoğu programları adeta dini ayinlere dönüştürmesini de beraberinde getirdi. Tüm bu örnekler 2008 Türkiye’sinde basın-yayın alanının, medya yaşamının çok olumsuz bir dönemi yaşadığının bazı örnekleridir. Bu tablo, demokrasi, İnsan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan kişi ve kuruluşların, meslek örgütlerinin dayanışma içinde olmasını zorunlu kılmaktadır.” |
|||
|
Bakanlara ve bürokratlara demokrasi semineri vermeye hazırız | ||
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay'ın açıklaması şöyledir: "Devlet Bakanı Sayın Sait Yazıcıoğlu, Zaman Gazetesi'ne verdiği demeçte, medyada dini eğitim almış kişilerin çalıştırılmasını, İlahiyat Fakültesi mezunlarına gazete ve TV'lerde kadro verilmesini, ayrıca talep halinde dini konularda gazetecilere eğitim seminerleri verebileceklerini açıkladı. AKP iktidarı, devlet kadrolarını imamlaştırmakta tatmin olmamış ki medyayı da dincileştirmeye; dinci kadrolarla doldurmaya yönelmiştir. Onlar için her kuruma alınacak personel konusunda tek referans İmam Hatipli veya İlahiyat Fakülteli olmaktır. Sayın Bakan, şunu iyi bilmelidir ki Türkiye'nin imamlara değil; demokrasi, insan hakları, laik cumhuriyet gibi konularda eğitilmiş, bu konuları içselleştirmiş bürokratlara, devlet adamlarına, bakanlara ihtiyacı vardır. Demokrasi hedeflenen istasyonda inilecek tren değildir. ÇGD olarak bu konularda talep halinde bakanlara ve yüksek bürokratlara brifing ve seminerler vermeye hazırız" |
|||
|
Saldırıya uğrayan Yunan Gazeteci korunmalıdır. | ||
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay'ın açıklaması İstanbul'da Rumca yayınlanan IHO Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Yunan Mega Tv. Türkiye Muhabiri Andreas Rombopulos İstanbul'da saldırıya uğramıştır. Son yıllarda her alanda ortaya çıkan çeteleşme ve bunların tetikçileri işi, medyada çalışan ve muhalif görüşü savunanları ortadan kaldırmaya kadar vardırmaktadırlar. Hrant Dink cinayeti, ardından Can Dündar'a yönelik tehditler bunun örnekleridir. İktidar yetkilileri bu saldırı ve tehditleri ciddiye almakla, bu çeteleri ve ardındaki güçleri ortaya çıkarmakla yükümlüdür. Bu bağlamda meslektaşımız Andreas Rombopulos ve benzer tehditlere muhatap olanların korunması sağlanmalıdır. |
|||
|
ÇGD 2 Radikal Muhabirinin işten çıkartılmasını kınadı | ||
| Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulunun açıklaması:
Radikal Gazetesi’nde çalışan muhabir arkadaşlarımız Adnan Keskin ile Soner Arıkanoğlu’nun görevlerine son verilmesi basında öteden beri süregelen kıyım ve haksızlığın yeni bir örneği olarak ortaya çıkmıştır. Yeterli sendikal gücü olmayan, iş güvencesinden yoksun medya çalışanları üzerindeki baskı ve işten çıkarmalar basının yeni bir ayıbı olmuştur. Muhabir arkadaşlarımız, zorlama gerekçelerle işten çıkartılırken, bir yandan da hakları olan tazminatları çeşitli belirsizlik ve oyunlarla kısılmaya, düşük hesaplanma yolu zorlanarak hak gaspı hesapları yapılmaktadır. ÇGD Genel Yönetim Kurulu olarak arkadaşlarımıza yapılan bu haksız ve hukuksuz tutumu kınıyoruz. |
|||
|
Sosyal Güvenlik yasa tasarısında yer alan gazetecilerle ilgili hüküm çıkarılsın | ||
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay’ın açıklaması şöyle: Çalışan kesimler için önemli hak kayıpları getiren Sosyal Güvenlik yasa tasarısı gazeteciler için de çok büyük haksızlığı içermektedir. Söz konusu tasarı ile medyada çalışanların kazanılmış yıpranma hakkı ortadan kalkmaktadır. ÇGD’nin de içinde bulunduğu 12 basın örgütünün başkanları son 5 günden beri TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin temsilcileri ile görüşmeler yapmış, Başbakan’a da bu konuda bir rapor sunmuştur. Muhalefet partilerinin temsilcileri bu konuda gazetecilere tam desteğini açıklamışlardır. Ancak Tasarının hazırlayıcısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile yaptığımız görüşmede ne yazık ki destek işareti alamadık. Sayın Çalışma Bakanı bugün yaptığı açıklama olumlu olumsuz eleştirilere açık olduklarını, getirilecek önerileri dikkate alacaklarını ifade etmiştir. Dileriz ki Sayın Bakan bu konuda samimi davranır ve basın örgütlerinin önerilerini dikkate alır, söyledikleri lafta kalmaz. Çok zor koşullar altında çalışan, yeterli sendikal gücü, iş güvencesi olmayan, mesaisinin karşılığını hiçbir zaman alamayan gazetecilerin gazeteci kazanılmış haklarını tümüyle ortadan kaldıran bu tasarıda, gazetecilerle ilgili hükmün derhal düzeltilmesi ve eski halinin korunması sağlanmalıdır. Her fırsatta, hak, adalet, özgürlük nutukları atan AKP iktidarını bu hukuksuzluktan, kazanılmış hakları yok etmekten, Anayasa hükmü olan sosyal devlet kavramının içini boşaltmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. |
|||
| Yayınlarımız | |
|
|
|
| ÇGD Güncesi | |
© 2008 Cağdaş Gazeteciler Derneği Tüm hakları saklıdır. Site Haritası