Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin Yalçın Akdoğan'a mektubu
 17 Eylül 2014, Çarşamba

Sayın Yalçın AKDOĞAN
Başbakan Yardımcısı

Basın ve yayından sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak, 12 Eylül 2014 günü bazı basın örgütlerinin temsilcileriyle tanışma ve medyanın sorunları konusunda değerlendirme toplantısı yaptığınızı "basından" öğrendik.

Bu toplantıya merkezi Ankara’da bulunan ve 37 yıldan beri Türkiye çapında örgütlü olan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) çağrılmadı.

Toplantının üzerinden birkaç gün geçmesini bekledik. Umduk ki yapılan hatanın farkına varılır, gerekli hassasiyet gösterilir.

Bu duyarlılığın gösterilmemesi üzerine, basın özgürlüğüne olan saygımızdan dolayı size bu açık mektubu yazmak gereğini duyduk.

Bu eksiklik ve hatanın 2 nedeni olabileceğini düşünüyoruz:

1- Siz ve ekibiniz Çağdaş Gazeteciler Derneği’ni bilmiyor, tanımıyorsunuz.

2- ÇGD’yi biliyorsunuz, tanıyorsunuz bu nedenle de bilinçli olarak davet etmiyorsunuz.

Eğer ÇGD’yi tanımıyorsanız bu çok büyük bir eksikliktir, kötü bir bilgisizlik örneğidir.

Bakanlar Kurulu’nda herhangi bir bakan, örneğin Orman Bakanı yahut hayvancılıktan sorumlu bir Bakan ya da Başbakan Yardımcısı olsanız, bu bir derecede anlaşılır bir şeydir.

Ancak eğer medyadan, basından sorumlu Başbakan Yardımcısı iseniz -ki galiba öylesiniz- bunun affedilir yanı yoktur.

ÇGD, kurulduğu günden beri  siyasal iktidarlara, ekonomik güç odaklarına, siyasi partilere karşı mesafeli olmuştur. Basın, düşünce, ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik her türlü hareket, kişi ve kuruluşlara karşı açık tavır koymuştur, evrensel meslek ilkelerinden asla ödün vermemiştir.

Böyle bir meslek örgütünü yok sayan anlayışın, demokratik değerlerle ne derecede örtüştüğünü ulusal ve uluslararası kamuoyunun takdirine bırakıyoruz

Danışmanlarınız ya da siz zahmet buyurup ÇGD Web sitesine baksaydınız, bilgi sahibi olurdunuz.

ÇGD, dünyanın en büyük ve saygın kuruluşu olan merkezi Brüksel’de bulunan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) Türkiye’deki iki üyesinden birisidir. Diğer üyesi Türkiye Gazeteciler Sendikasıdır.

Aziz Nesin, Uğur Mumcu, Mustafa Ekmekçi, Mahmut Tali Öngören, Doğan Tılıç gibi gazeteciler, ÇGD’nin üst yönetiminde görev yapan kişilerden bazılarıdır.

ÇGD, yurt çapında 2.500’den fazla gazetecinin üye olduğu çok sayıda ilde şube ve temsilcilikleri bulunan bir demokratik kitle örgütüdür.

ÇGD, merkezi Ankara’da bulunan G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu’nun kurucu üyelerinden birisidir.

ÇGD, merkezi İstanbul’da bulunan, Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun (GÖP) kurucu üyelerinden birisidir.

Bunları bilmeniz, öğrenmeniz gerekirdi. Bilmiyor idiyseniz bundan sonra bilmenizde,  öğrenmenizde yarar var.

İkinci şık ise, Belki ÇGD’yi biliyor, tanıyorsunuz. ÇGD’yi tanımanıza karşın salt iktidar yandaşı olmayan kişiliği, yapısı, çizgisi nedeniyle ambargo listesine koyarak medya kuruluşlarının katıldığı toplantıya davet etmedi iseniz bu ayrımcı tavrınızın demokratik bir toplumun değerleriyle bağdaşmadığını hatırlatmak isteriz.

Bütün bu nedenlerle ÇGD’ye yönelik bu tutumunuzu kötü niyet örneği olarak değerlendiriyoruz.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, sizin toplantınızdan bir gün sonra İstanbul’da sadece kendisine yakın bildiği,  bazı basın kuruluşlarının temsilcileriyle kapalı bir toplantı yaptı.

Burada da basın kuruluşları arasında ayırım yapıldı, ayrıştırıldı.

Görülüyor ki, siz de aynı yolu izliyorsunuz.

Hükümet olarak basın kuruluşları arasında ayırım yapmak, basın düşünce ve ifade özgürlüğüyle, demokrasiyle bağdaşmaz.

“Yeni Türkiye”nin basın özgürlüğü anlayışını yansıtan bu ayrımcı uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir.

Ankara’da yaptığınız toplantıdaki konuşmanızda, davetlilere, “meslektaşlarım” diye hitap ederek, ”Ben de basın yayın mensubuyum” diyorsunuz.

Başbakan ya da Cumhurbaşkanının “konuşma metinlerini kaleme almak” ya da kendisine tahsis edilen köşede onların “ne kadar büyük insan olduğunu” yazmak bir kişiyi hükümet üyesi, Bakan, Başbakan Yardımcısı yapar; ama gazeteci yapmaz. Sadece Başbakanın, Cumhurbaşkanının “kalemşörü”, “yakını” olunur.

ÇGD olarak bu ayırımcı tavrınızı kınıyoruz. Tutumunuz değişmediği sürece Ankara ve İstanbul’da düzenleyeceğiniz basının sorunlarıyla ilgili çalıştay dahil, olası davetlerinize katılmayacağımızı belirtmek isteriz.

Örgütümüzü tanımayan bir makamla diyaloğu yararlı bulmuyoruz.

Ancak eğer zat-ı âliniz ÇGD’nin, medya alanındaki görüşlerini öğrenme ihtiyacı duyar da görüşme, randevu talebinde bulunursanız bu elbette değerlendirilecek, müsait olmamız halinde  gerçekleşecektir.

Bilgilerinize sunarız.


Ahmet ABAKAY
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Yönetim Kurulu adına

Genel Başkan

 



 Gökçek, gazetecilik senin aklının ereceği iş değil!
 08 Eylül 2014, Pazartesi
Ankara’nın başına gelmiş en kötü şey olan Melih Gökçek, gazetecilere hakaret ve tehdit yağdırmaya devam ediyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yarım saat yağmur yağdığında sele kapılan, estetik yoksunu heykel ve kapılarla girilen, ormanları katledilerek yol açılan ve daha nice yaşanmaz koşullara mahkûm bırakılan bir kent yarattı.

Bu kafa aklına, fikrine, belediyecilik anlayışına ve birikimine değil sahip olduğu ciddiyetsizlik, keyfilik, kabadayılık ve kaba gücüne dayanarak yönettiği kentte gazetecileri de hedef gösteriyor.

Kadınları aşağılayan, gencecik öğrencilere sosyal paylaşım sitelerinde hakaret ve tehdit savuran, arasında yürüyemeyecek kadar halktan korkan bu rant düşkünü Gökçek, gazetecilere de saldırmayı hiç eksik etmiyor.

Gökçek son olarak Hürriyet Gazetesi Ankara Eki Yazıişleri Müdürü Eray Görgülü’ye internet üzerinden hakaret ve tehdit dolu ifadelerle saldırdı.
Başta Gökçek olmak üzere bu kafayı paylaşanlar bilmeli ki gazetecilik mesleği ve gazeteciler, sizlerin ağzına sakız olacak kadar değersiz değildir. Ayrıca siz onlara saldırdığınızda da gazetecileri ve gazeteciliği savunacak örgütlerimiz vardır. Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak bizler, sizlerin saldırılarına karşı mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmaya, onların yanında olmaya kararlıyız ve devam edeceğiz.

Gökçek, klavye başında sağa sola ergen sataşmalarıyla vakit geçireceğine suyu hastalıklı, kanalizasyonu patlak, trafiği felç olan kentin sorunlarıyla ilgilensin. Gazetecilik, onun aklının ereceği iş değil.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU



 YENİ TÜRKİYE ESKİ YASAKÇI ZİHNİYET
 27 Ağustos 2014, Çarşamba

AKP kongresinde basına konulan yasağı kınıyoruz


YENİ TÜRKİYE ESKİ YASAKÇI ZİHNİYET

Bugün Ankara'da yapılan AKP Kongresi, demokrasinin çiğnenmesine, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, beğenilmeyen gazetecilere ve basın kuruluşlarına yasak konulmasına, halkın haber alma hakkının engellenmesine sahne oluyor.
Başbakanın belirlenme yönteminden tutun da Cumhurbaşkanlığı teamüllerinin çiğnenmesine kadar bir dizi gayri meşru ve hukuksuz uygulamanın yanı sıra bugünkü kongrede de bir grup basın kuruluşuna ambargo uygulanıyor.
Birgün, Sözcü, Aydınlık, Ulusal Kanal, Yeniçağ, Taraf, Yurt, Evrensel, Samanyolu Grubu, Zaman, Cihan, Kanaltürk, Bugün, Kongrenin yapıldığı salona alınmıyor.
Bu durum, AKP iktidarının 12 yıllık geçmişiyle tabii ki çelişmiyor. Türkiye yüzlerce gazetecinin tutuklandığı, kitapların bomba sayıldığı, siyasilerin telefonla gazeteci kovdurduğu, muhabirlerin sipariş sorular dışına çıkamadığı bir ülke haline çoktan gelmişti. Bugünkü uygulama, özellikle AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dilinden düşürmediği "Yeni Türkiye"nin, bu yönüyle eskisinin devamı olacağını göstermiş oldu.
Basına koyulan kısıtlamalar, baskının, gericiliğin, otoriterizmin bir parçasıdır ve asla kabul edilemez.
Bizler, halka doğru ve eksiksiz bilgi vermeye, mesleğimizin gereği olarak soru sormaya ve gerçeklerin peşinden koşmaya devam edeceğiz. AKP iktidarı yarına baskılarını ve kısıtlamalarını taşırken bizler de gazetecilik mücadelemizi ve özgürlük savunumuzu taşıyacağız.

Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Yönetim Kurulu



 YALNIZCA IŞİD DEĞİL DESTEKÇİLERİ DE KATİLDİR
 20 Ağustos 2014, Çarşamba

Irak ve Suriye topraklarında ölüm saçan İslamcı terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), dün de bir gazeteciyi katletti.

İnternet üzerinden yayımladığı görüntülerde Amerikalı gazeteci James Wright Foley’i hunharca öldürdüğü görülen IŞİD, bulunduğu coğrafyayı katliam yuvası haline getirdi.
Ortadoğu’daki halklara karşı soykırıma girişen bu terör örgütü, biliyoruz ki kimi devletlerce desteklenmektedir. Ne yazık ki bu destekçi devletlerin arasında Türkiye’nin de olduğu ısrarla ve güçlü biçimde iddia edilmektedir. Tırlar dolusu mühimmat ve askeri malzemenin Türkiye’den güneye doğru gönderildiği herkesin malumudur.
Bilinmelidir ki destekçileri de, Ezidiler ve Türkmenler başta olmak üzere önüne gelen herkesi toplu biçimde öldüren, kadınlara ve küçük çocuklara tecavüz eden, pazarlarda satan bir örgüt olan IŞİD’in işlediği her suçun ortağıdır; katildir.
Ülkeyi 12 yıldır yöneten AKP iktidarı ve bu yıllar içinde ülkedeki bütün kötülükleri elbirliği ile yaptığı tüm cemaat, topluluk ve çeteler, bu katliamlarda pay sahibidir.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum derhal devreye girmeli, bu terör örgütünün neden olduğu akıl almaz katliamlara son verilmeli, gazetecilerin bu bölgede mesleklerini güvenle yapmaları sağlanmalıdır.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 


 Gazeteci cinayetini kınıyoruz
 10 Ağustos 2014, Pazar

Silahlı IŞİD çetelerinin Maxmur'a yönelik saldırısı sırasında bölgede gelişmeleri duyuran Kürt medyası çalışanlarından ANF'nin bölge muhabiri Deniz Fırat atılan bombanın şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.

Ne yazık ki, öldürülen gazetecilere bir arkadaşımız daha eklendi.
Bu cinayete IŞİD'e destek veren iktidarın ortak olduğu açıktır.
ÇGD olarak kadın meslektaşımız Deniz Fırat'ın ailesine, yakınlarına tüm basın camiasına  başsağlığı diliyoruz.

Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Yönetim Kurulu



 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2014   |   bilgi@cgd.org.tr