SELÇUK ALTAN'I KAYBETTİK
 23 Ekim 2014, Perşembe

Kuruluşundan beri Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin üyesi, yöneticimiz, meslek büyüğümüz, gururumuz Selçuuk Altan'ı kaybettik. Üzüntümüz büyük.
Selçuk Altan'ın Cenazesi 25 Ekim cumartesi günü Maltepe Camii'nde kılınacak öğlen namazından sonra toprağa verilecek.
Selçuk Altan'ın ailesine, tüm gazeteci arkadaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.
Selçuk Altan'ı unutmayacağız.

ÇGD Genel Yönetim Kurulu
ÇGD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu

 Azadiya Welat dağıtıcısı Bağdu’nun katillerinin derhal bulunmasını istiyoruz
 15 Ekim 2014, Çarşamba

Azadiya Welad ve Özgür Gündem gazetesi çalışanı ve  dağıtımcısı Kadri Bağdu Adana-Seyhan’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Motosikletten ateş açan saldırganlar kısa sürede kayıplara karıştı.
Bu saldırı özellikle 1990’lı yıllarda özellikle Kürt basınına yönelik olarak düzenlenen ve cezasız kalan siyasi cinayetler dönemine dönüş endişesini yaratmaktadır. Yeniden faili mechul Beyaz Toros cinayetleri dönemi hatırlatılmaktadır.
İktidar bu cinayetin sorumlularını derhal bularak adalete teslim etmelidir. Aksi takdirde katilleri koruyan makam durumuna düşecek, suça ortak olacaktır.
Son haftalarda gazetecilere yönelik saldırılar, ülke yöneticilerinin basın ve ifade özgürlüğüne yönelik düşmanca tutumu, iktidar yanlısı kimi  militan çevreleri cesaretlendirmektedir.
Gazeteci yazar Aydın Engin ve Murat Belge’ye yönelik açık ölüm tehditleri bu kapsamda dikkati çekmektedir.
İktidara bağlı yargıda da aynı durum gözlenmektedir. Örneğin Milliyet gazetesi Muhabiri Kemal Göktaş için, İzmir’de bir kadına  karakolda yapılan işkence olayını haber yaptığı, bu yasa dışı olayı kamuoyuna duyurduğu için hakkında 6 yıla kadar hapis istemiyle soruşturma açılmıştır.
Gerilimin ve savaş koşullarının yaşandığı Suruç başta olmak üzere sınır bölgesinde güvenlik güçleri  gazetecilerin görev yapmasını kolaşlaştırmakla görevli olduğu halde, meslektaşlarımızın çalışmalarını engellemekte, suç işlemektedir.
Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak iktidarı gazetecilere yönelik baskıları, tehditleri durdurmaya, görevlerini özgürce yapmalarını sağlamaya, Kadri Bağdu’nun katilini bularak gerekli cezanın verilmesini sağlamaya davet ediyoruz.

Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Yönetim Kurulu



 Suruç’ta Gazeteci Durukan’ın hedef gösterilmesini kınıyoruz
 10 Ekim 2014, Cuma

Suruç’ta sınır hattında görev yapan Milliyet muhabiri arkadaşımız Namık Durukan’ın aralarında milletvekillerinin de bulunduğu bazı HDP’liler tarafından, “polisin, askerin adamı” gibi  deyimler kullanılarak hedef gösterilmesini ve itibarsızlaştırılması girişimini kınıyoruz.

Suruç’tan Kobane’ye geçmek isteyen Federal Kürdistan Parlamentosu milletvekilleri ile onlara ev sahipliği yapan HDP milletvekilleri Mülkiye Birtane ve Esat Canan’ın yer aldığı heyetin geçişine izin verilmemiştir. Bu sırada aynı kontrol noktasından  geçen içinde Milliyet muhabiri Namık Durukan’ın bulunduğu aracın geçişine tepki  gösteren HDP heyetinden bazıları, “bu araç nasıl geçti” diye şikayet etmişler, bir askerin ”o araç bizden” dediği ileri sürülmüş ve bu açıklama DİHA ve Anha (Hawarnews) Ajansı tarafından servise konulan haberde yer almıştır. Durukan, “askerin, polisin adamı” algısına yol açacak şekilde  hedef gösterilmiştir.

Bir gazetecinin olay yerine  gitmesine tepki gösterilmesi, görev yapmasının engellenmesine çalışılması, aracının geri çevrilmesi, hedef gösterilmesi, hassas bölgede arkadaşımızın yaşamını tehlikeye sokması asla onaylanmayacak kötü bir örnek olmuştur.

Olaya sebebiyet verenleri, muhabiri itibarsızlaştırma girişimini kınıyoruz.

Ahmet ABAKAY
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Başkanı


 Cumhuriyet Muhabiri Selda Güneysu'ya AKP'nin ambargosu
 26 Eylül 2014, Cuma

 

AKP iktidarı, muhalif saydığı gazetecilere yönelik düşmanca tutumuna Kültür ve Turizm Bakanlığında bir yenisi eklendi.

Bakanlık müsteşarlığına getirilen Haluk Dursun’un düzenlediği basınla tanışma toplantısına haber alarak giden Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Selda Güneysu, bir danışman tarafından ”davetli“ olmadığı belirtilerek kapıdan geri çevrildi.

Cumhuriyet muhabirine, dolayısıyla Cumhuriyet Gazetesine uygulanan ambargo ilk değil.

Daha önce de AKP kongrelerine girişi yasaklanan “AKP’li olmayan” gazeteciler olayı yaşanmıştı. Basından sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın basın örgütleri temsilcileriyle yaptığı toplantıda bazı basın kuruluşlarına ambargo konulmuştu.

Şimdi de Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı büyüklerinden gördüğü yasakçı anlayışı uyguluyor.

İktidarın ve Bakanlıklarının gazetecileri hükümetin, bakanlıkların basın bürosu memurları gibi görme anlayışını kınıyoruz, bakın özgürlüğüne saygılı olmaya davet ediyoruz. Bu kişileri demokrasi, basın ve ifade özgürlüğü kültürüyle tanışmaya çağırıyoruz.

Adı geçen müsteşarı ve bakanını bu ilkel, demokrasi dışı tutumu konusunda açıklama yapmaya davet ediyoruz.

Ahmet ABAKAY
Çağdaş Gazeteciler Derneğ
Genel Başkanı



 Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin Yalçın Akdoğan'a mektubu
 17 Eylül 2014, Çarşamba

Sayın Yalçın AKDOĞAN
Başbakan Yardımcısı

Basın ve yayından sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak, 12 Eylül 2014 günü bazı basın örgütlerinin temsilcileriyle tanışma ve medyanın sorunları konusunda değerlendirme toplantısı yaptığınızı "basından" öğrendik.

Bu toplantıya merkezi Ankara’da bulunan ve 37 yıldan beri Türkiye çapında örgütlü olan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) çağrılmadı.

Toplantının üzerinden birkaç gün geçmesini bekledik. Umduk ki yapılan hatanın farkına varılır, gerekli hassasiyet gösterilir.

Bu duyarlılığın gösterilmemesi üzerine, basın özgürlüğüne olan saygımızdan dolayı size bu açık mektubu yazmak gereğini duyduk.

Bu eksiklik ve hatanın 2 nedeni olabileceğini düşünüyoruz:

1- Siz ve ekibiniz Çağdaş Gazeteciler Derneği’ni bilmiyor, tanımıyorsunuz.

2- ÇGD’yi biliyorsunuz, tanıyorsunuz bu nedenle de bilinçli olarak davet etmiyorsunuz.

Eğer ÇGD’yi tanımıyorsanız bu çok büyük bir eksikliktir, kötü bir bilgisizlik örneğidir.

Bakanlar Kurulu’nda herhangi bir bakan, örneğin Orman Bakanı yahut hayvancılıktan sorumlu bir Bakan ya da Başbakan Yardımcısı olsanız, bu bir derecede anlaşılır bir şeydir.

Ancak eğer medyadan, basından sorumlu Başbakan Yardımcısı iseniz -ki galiba öylesiniz- bunun affedilir yanı yoktur.

ÇGD, kurulduğu günden beri  siyasal iktidarlara, ekonomik güç odaklarına, siyasi partilere karşı mesafeli olmuştur. Basın, düşünce, ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik her türlü hareket, kişi ve kuruluşlara karşı açık tavır koymuştur, evrensel meslek ilkelerinden asla ödün vermemiştir.

Böyle bir meslek örgütünü yok sayan anlayışın, demokratik değerlerle ne derecede örtüştüğünü ulusal ve uluslararası kamuoyunun takdirine bırakıyoruz

Danışmanlarınız ya da siz zahmet buyurup ÇGD Web sitesine baksaydınız, bilgi sahibi olurdunuz.

ÇGD, dünyanın en büyük ve saygın kuruluşu olan merkezi Brüksel’de bulunan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) Türkiye’deki iki üyesinden birisidir. Diğer üyesi Türkiye Gazeteciler Sendikasıdır.

Aziz Nesin, Uğur Mumcu, Mustafa Ekmekçi, Mahmut Tali Öngören, Doğan Tılıç gibi gazeteciler, ÇGD’nin üst yönetiminde görev yapan kişilerden bazılarıdır.

ÇGD, yurt çapında 2.500’den fazla gazetecinin üye olduğu çok sayıda ilde şube ve temsilcilikleri bulunan bir demokratik kitle örgütüdür.

ÇGD, merkezi Ankara’da bulunan G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu’nun kurucu üyelerinden birisidir.

ÇGD, merkezi İstanbul’da bulunan, Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun (GÖP) kurucu üyelerinden birisidir.

Bunları bilmeniz, öğrenmeniz gerekirdi. Bilmiyor idiyseniz bundan sonra bilmenizde,  öğrenmenizde yarar var.

İkinci şık ise, Belki ÇGD’yi biliyor, tanıyorsunuz. ÇGD’yi tanımanıza karşın salt iktidar yandaşı olmayan kişiliği, yapısı, çizgisi nedeniyle ambargo listesine koyarak medya kuruluşlarının katıldığı toplantıya davet etmedi iseniz bu ayrımcı tavrınızın demokratik bir toplumun değerleriyle bağdaşmadığını hatırlatmak isteriz.

Bütün bu nedenlerle ÇGD’ye yönelik bu tutumunuzu kötü niyet örneği olarak değerlendiriyoruz.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, sizin toplantınızdan bir gün sonra İstanbul’da sadece kendisine yakın bildiği,  bazı basın kuruluşlarının temsilcileriyle kapalı bir toplantı yaptı.

Burada da basın kuruluşları arasında ayırım yapıldı, ayrıştırıldı.

Görülüyor ki, siz de aynı yolu izliyorsunuz.

Hükümet olarak basın kuruluşları arasında ayırım yapmak, basın düşünce ve ifade özgürlüğüyle, demokrasiyle bağdaşmaz.

“Yeni Türkiye”nin basın özgürlüğü anlayışını yansıtan bu ayrımcı uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir.

Ankara’da yaptığınız toplantıdaki konuşmanızda, davetlilere, “meslektaşlarım” diye hitap ederek, ”Ben de basın yayın mensubuyum” diyorsunuz.

Başbakan ya da Cumhurbaşkanının “konuşma metinlerini kaleme almak” ya da kendisine tahsis edilen köşede onların “ne kadar büyük insan olduğunu” yazmak bir kişiyi hükümet üyesi, Bakan, Başbakan Yardımcısı yapar; ama gazeteci yapmaz. Sadece Başbakanın, Cumhurbaşkanının “kalemşörü”, “yakını” olunur.

ÇGD olarak bu ayırımcı tavrınızı kınıyoruz. Tutumunuz değişmediği sürece Ankara ve İstanbul’da düzenleyeceğiniz basının sorunlarıyla ilgili çalıştay dahil, olası davetlerinize katılmayacağımızı belirtmek isteriz.

Örgütümüzü tanımayan bir makamla diyaloğu yararlı bulmuyoruz.

Ancak eğer zat-ı âliniz ÇGD’nin, medya alanındaki görüşlerini öğrenme ihtiyacı duyar da görüşme, randevu talebinde bulunursanız bu elbette değerlendirilecek, müsait olmamız halinde  gerçekleşecektir.

Bilgilerinize sunarız.


Ahmet ABAKAY
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Genel Yönetim Kurulu adına

Genel Başkan

 



 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2014   |   bilgi@cgd.org.tr