Barış içinde yaşama iradesine saldırılar son bulmalı
 29 Haziran 2015, Pazartesi

İstanbul’daki 13. LGBTİ Onur Yürüyüşü, polisin halka saldırmak için kullandığı bir bahaneye dönüştü. LGBTİ’lerin ve homofobiye karşı sesini yükseltmek isteyenlerin bir araya geldiği yürüyüş, onlarca ülkede barış içinde gerçekleşirken İstanbul Valisinin “ramazan” provokasyonu ve polisin saldırılarına sahne oldu. Yürüyüşü haberleştirmek üzere görev yapan basın emekçileri de bu saldırılardan payına düşeni aldı.

Topluluğa tazyikli su, biber gazı ve plastik mermilerle saldıran polis, Sendika.org muhabiri Murat Karadeniz’i de plastik mermiyle vurmuş ve BirGün gazetesi muhabiri Uğur Şahin’i tartaklamıştır. Kamuyu bilgilendirmek üzere görevlerini yapmaya çalışan basın emekçilerine düşmanca bir tutumla sürekli tacizkâr ve saldırgan davranan kolluk güçleri, halka ve basına karşı adeta bir sokak savaşı yürütmektedir.

Başta İçişleri Bakanı olmak üzere tüm yetkililer, halkın barış içinde bir arada yaşama talep ve iradelerine dönük bu saldırılara derhal son vermeli, basın emekçilerine saldıranları bir an önce hukuki olarak cezalandırmalıdır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği, tüm eşitlik ve özgürlük taleplerinin yanında, basın emekçilerinin örgütü olarak kamunun bilgilendirilmesini engellemeye çalışanların karşısındadır.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU

 

 


 Star gazetesi gazetecilik mesleğini reddetmiştir
 29 Haziran 2015, Pazartesi

 

Star gazetesi bugün attığı manşetle gazetecilik mesleğiyle hiç ilgisinin kalmadığını ilan etmiştir. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Türkiye’nin terör örgütlerine yardım ve yataklık ettiğine ilişkin iddiaları gündeme getirmesine, maalesef “kendinden beklenmeyecek şekilde” diyemediğimiz bir üslupla yer vermiştir. 7 Haziran seçimlerinde yüzde 13 oy alan bir partinin eş genel başkanına, dünyanın yakından takip ettiği bir olayla ilgili bir demeci nedeniyle böylesine çirkin şekilde saldırmak, gazetecilik mesleğini reddetmek demektir. Gazetecilik, iktidarın sözcülüğü yapmak, savaş çığırtkanı olmak, insanları hedef göstermek ve seviyesiz yayınlar yapmak değildir. Gazetecilik bir kamu görevidir ve bu ölçüde kamunun hakları ve güvenliği kaygısını taşımaktır. Star gazetesi, görülüyor ki bu kaygıları taşımadığı gibi aksine bir partinin eş genel başkanını hedef gösterecek ve ona hakaret edecek şekilde meslek dışına çıkmıştır.

Sahibinin sesi Star gazetesine gazetecilik meslek ilkelerini hatırlatmayı bile zül sayıyoruz.

Bu vesileyle, son günlerde medyaya yansıdığı şekliyle Türkiye’yi Suriye’de savaşa sürüklemek isteyen AKP iktidarını ve onun medyasını da halkların kanının akmasına neden olacak herhangi bir girişime kalkışmamaları konusunda uyarıyor ve böyle bir durumda barışı savunmak üzere karşılarına dikileceğimizi ifade ediyoruz.

 

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU

 



 Akçakale Sınır Kapısı'nda gazetecilerin tehdit edilmesine ilişkin basın açıklaması
 18 Haziran 2015, Perşembe

“Sınır güvenliği” de teröristlerin elinde:

Gazetecilere “kafa kesme” tehdidinin sorumluları hesap vermeli 

Evrensel Muhabiri Hasan Akbaş, DİHA muhabirleri Hayri Demir, Mehmet Sıddık Damar ve Mazlum Dolan bugün Akçakale Sınır Kapısında silahlarıyla adeta devriye gezen kişilerce ölümle tehdit edildi.

Bu durum, AKP’nin İslamcı teröristlere sadece silah değil “sınır güvenliğini” de teslim ettiğini gösteriyor. Yıllardır Türkiye’deki kampları kullanan, hastanelerde bakımları yapılan, büyük şehirlerde karargâh kurmaları sağlanan teröristler, sınır kapılarında elini kolunu sallayarak gezebiliyor ve gazetecileri “kafa kesmekle” tehdit edecek kadar serbestçe hareket edebiliyor, güvenlik güçleri gibi istediği kişilerin fotoğraflarını çekebiliyor. İki gün önce Vali emriyle gazetecilerin gözaltına alınmasının ardından bugün bu yaşananlar, bölgede devletin iflas ettiğini göstermektedir. Bunda ilk sorumlu Recep Tayyip Erdoğan ve 13 yıllık AKP iktidarlarıdır. Bu olaya izin veren tüm sorumluların hukuk karşısında hesap vermesi gerekmektedir. Kurulacak hükümetin ilk işi savaş planlarına son vererek komşu ülkelerin halklarının, ülkemiz vatandaşlarının ve halkın haber alma hakkı için hayatı pahasına çalışan gazetecilerin güvenliğini sağlamak olmalıdır.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU


 Şanlıurfa'da gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili basın açıklamamız
 16 Haziran 2015, Salı
AKP bir savaş hükümeti, Şanlıurfa Valisi de onun askeridir

AKP, önce savaş planlarının ve terör örgütlerine yaptığı yardımların deşifre olmasının sonra da aldığı seçim yenilgisinin ardından iyice saldırganlaşmış durumda. Özellikle Suriye’ye yakın illerde yaşananlar, savaşın artık AKP’nin müdahale edemediği şekilde ülkemize sıçramak üzere olduğunu göstermektedir. Bunun karşısında ise hükümet, en iyi bildiği şeye; ifade özgürlüğünü kısıtlamaya, gazetecilere saldırmaya ve kamuoyunun bilgi kanallarını kapatmaya çabalamaktadır.
Urfa Valisi İzzettin Küçük de kendisini devletin valisi değil emrinde olduğu hükümetin kolluk gücü olarak görmüş olacak ki beğenmediği sorularla karşılaşınca gazetecilerin gözaltına alınması emrini verebilmektedir.
Evrensel ve Hayat TV muhabiri Hasan Akbaş, Cumhuriyet gazetesi yazarı Pınar Öğünç Die Welt çalışanı Deniz Yücel ve Özlem Topçu Valinin talimatıyla gözaltına alınmıştır. Valinin yaptığı AKP’nin karakol bekçiliğidir.
Vali Küçük bilmelidir ki gazeteciler kendisi gibi hükümetin memuru değil, halkın haber alma hakkının savunucularıdır. AKP hükümeti de onun valileri de gazetecilere yönelik saldırılarına derhal son vermelidir.
Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak meslektaşlarımızın ve basın özgürlüğünün yanında olduğumuzu ve Küçük gibilerle her zaman ve her yerde mücadele edeceğimizi bir kez daha duyururuz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU



 G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu’nun Metal İşçileri Direnişi'yle ilgili açıklaması
 23 Mayıs 2015, Cumartesi

 

Metal işçileri günlerdir hak alma mücadelesini sürdürüyor. İşçiler, haklarını savunmak yerine, taleplerini gözardı eden Türk-İş'e bağlı Türk Metal Sendikası'na tepkilerini eyleme çıkarak gösterdi. Habercilerin görevi ise elbette işçilerin mücadelesini kamuoyuna yansıtmak.

Günden güne büyüyen ve bir çok işyerine yayılan Türk Metal'e karşı tepkiyi haber yapan gazeteciler yine hedefte. İlk olarak geçtiğimiz günlerde Bursa’da metal işçilerinin direnişini takip eden Kızıl Bayrak Gazetesi yazı işleri müdürü Tayfun Altıntaş ile muhabiri Ersin Özdemir saldırıya uğradı. Türk Metal yetkilileri tarafından 'provakatör' ilan edilen gazetecilerden Tayfun Altıntaş önceki gün de gözaltına alındı. Metal İşçileri Birliği üyelerine yönelik operasyonda, hakkında gözaltı kararı olmamasına rağmen aynı evde bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Altıntaş halen savcılığa dahi çıkartılmadı. 

Bizler tehdit kimden gelirse gelsin gerçekleri kamuoyuna iletmeye devam edeceğiz. Gazeteci Tayfun Altıntaş'ın bir an önce serbest bırakılmasını istiyor ve tüm meslektaşlarımızı gerçeklerin halka iletilmesi için taviz vermemeye çağırıyoruz.

G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu




 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2015   |   bilgi@cgd.org.tr