Yurt Gazetesi’nde yaşananlar kabul edilemez
 28 Temmuz 2015, Salı
 

Yurt Gazetesi Ankara Bürosu geçtiğimiz hafta içinde kapatılmış ve gazeteciler Altan Burgucu, Seda Bugari ve Hüseyin Şimşek işten çıkarılmıştı.

Gazete çalışanları işten çıkarıldıklarını, kayıtlarda Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak yer alan 24 Temmuz günü öğrenmişlerdir. 

Çalıştıkları süre boyunca maaşları sürekli geç ödenen gazeteciler son 5 aylık maaşlarını alamamıştır. Daha da dikkat çekeni, Burgucu’nun sigorta kaydına göre işine 30 Haziran’da son verilmiş olmasına rağmen bu durum kendisine tebliğ edilmemiş ve 24 Temmuz’a kadar hukuksuz şekilde çalıştırılmıştır. Bir diğer çalışan Hüseyin Şimşek’in sigortası girişi ise son bir ay içinde yapılmış, Şimşek yaklaşık bir yıl sigortasız çalıştırılmıştır.

Gazetenin sahibi Durdu Özbolat’ın çalışanların maaşlarını sürekli olarak aksatması, İstanbul Büro’daki çalışanların da büyük bölümünün son dönemde işsiz kalması, sigortasız çalışanların bulunması gibi durumlar, iktidar-medya ilişkilerinin yanı sıra siyaset-medya ilişkilerinin geldiği bir başka noktayı göstermektedir.

Yurt Ankara Büro çalışanlarının tüm özverilerinin ve Türkiye basınında muhalif bir sesi yaşatma gayretlerinin karşılığı aylarca alınamayan maaşlar ve sonunda işten çıkarılma olmuştur.

ÇGD olarak bu hukuksuzluklara ve haksızlıklara karşı işten çıkarılan meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve bundan sonra verecekleri hukuki mücadeleye destek vermeye hazır olduğumuzu belirtiyor, gazetenin sahibi Durdu Özbolat’ı hem işten çıkarılan hem de hala çalışan meslektaşlarımıza karşı hukuki sorumluluklarını bir an önce yerine getirmeye çağırıyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU




 Genel Yayın Yönetmenleri toplantının gerçek içeriğini açıklamalıdır
 27 Temmuz 2015, Pazartesi
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’in bir araya gelmesinin ardından Davutoğlu, bazı ulusal yayın organlarının  genel yayın yönetmenleriyle görüştü.

Görüşmenin ardından resmi açıklama yapılmadığı gibi genel yayın yönetmenleri de herhangi bir bilgi vermedi.

Ülkemizin çok zorlu günlerden geçtiği, savaş politikalarının gittikçe gerçek bir hal aldığı bu günlerde, Başbakan Davutoğlu ile özel olarak davet edilen genel yayın yönetmenleri görüşmesinin ayrıntıları oldukça önem taşımaktadır. Savaş ihtimali her geçen gün artarken bu toplantının iktidarın savaş politikalarını meşrulaştırmak için medyayı kullanma talebini içerdiği şüphesi söz konusudur ve bu şüphe yersiz değildir.

Davutoğlu’ndan toplantıyla ilgili bilgileri açıklamasını beklemiyoruz fakat içlerinde gazetecilerin ağırlıkta olduğu genel yayın yönetmenlerini, halkın aleyhine olabilecek gelişmelerle ilgili bilgileri açıklamaya, mesleğin temeli olan “kamu yararı” ilkesine uygun davranarak gerçekleri duyurmaya çağırıyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU

 


 TURHAN SALMAN'I KAYBETTİK
 27 Temmuz 2015, Pazartesi

Gazeteci arkadaşımız, üyemiz, kardeşimiz Turhan Salman'ı kaybettik. Ailesine ve tüm gazeteci arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. Cenazesi bugün (27 Temmuz 2015 Pazartesi) Karşıyaka Mezarlığı'ndaki camide kılınacak ikindi namazından sonra, Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecektir.

 

ÇGG GENEL YÖNETİM KURULU

ÇGD ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU

 

 


 Sansür kaldırılmalı, halka ve basın emekçilerine yönelen şiddet derhal son bulmalıdır
 26 Temmuz 2015, Pazar
 

Özellikle sınır bölgesinden yaptığı haberlerle halkın gerçeklere ulaşmasını sağlayan pek çok yayın organı sansürlerdi. DİHA, ANF, Sendika.Org, ANHA, Rojnews, Yüksek Ova Haber, Özgür Gündem gazetesi internet sitesi, Günlük Gazetesi internet sitesi, Rudaw, Basnews, Besta Nûçe internet sitelerine erişim engellendi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası da polisin hedefi oldu. 

AKP hükümetinin 13 yıldır yürüttüğü politikalar savaşın kapıya dayanmasına neden oldu. Ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan çatışmalar, sınır ötesi operasyonlar, yargısız infazlar, bir gecede yüzlerce ev baskını ve gözaltı, sınır bölgelerinde IŞİD terör örgütünün hâkimiyeti ve tüm bunların neden olduğu toplumsal atmosfer artık katlanılmaz boyutlara ulaşmıştır. 

Bağcılar’da polis tarafından yargısız infazla öldürülen Günay Özarslan’ın cenazesi, yine polis tarafından hedef seçilmiş ve halk yine gaza, plastik mermilere ve şiddete maruz bırakılmıştır. 

Bu sırada Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Cüneyt Yavuz da gaz fişeğinin isabet etmesi sonucu yaralanmıştır.

Türkiye’nin dört bir yanı savaş kıvılcımları, İslamcı terör tehdidi, polis şiddeti ve sansürle kaplanmıştır. Bunlar, yaklaşık iki aydır gayri-meşru şekilde ülkeyi yöneten AKP tarafından yürütülen savaş politikaların bilinçli ayaklarıdır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak basın emekçilerinin güvenliğinin sağlanması, halka yönelen polis şiddetinin durdurulması, savaş politikalarına son verilmesi ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için mücadeleye devam edeceğimizi, bu mücadelede kamu emekçilerinin ve onların sendikalarının yanında olduğumuzu duyuruyor ve iktidarı bir an önce bu politikalara son vermeye çağırıyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU




 Sahte bayramlara değil barışa ihtiyacımız var
 24 Temmuz 2015, Cuma

Suruç’ta 31 aydınlık yüzlü insanın katledildiği saldırı sonrası gelişmeler, bir süredir devam eden çatışmaların artık savaş tehdidine dönüştüğünü gösteriyor. Sınır bölgeleri İslamcı terörün yuvası olmuş durumda. Suriye sınırı boyunca IŞİD terörü kol geziyor ve devletin yetkilileri bu teröristleri değil halkın haber alma hakkının temsilcisi olan gazetecileri engelliyor.

Suruç katliamının ardından sosyal medya siteleri engelleniyor, yayın yasakları geliyor. Bunlar gösteriyor ki devlet savaş koşullarını yerleştirmeye çalışıyor.

Yalnızca bugün değil bu topraklarda sansür on yıllardır hatta yüzyıllardır var. Öte yandan sansüre karşı gerçeklerin duyurulmasını savunan gazeteciler ve onların örgütleri de var.

Türkiye’de bugün ayrıca savaş da var. Canlı bombaların göz göre göre saldırı düzenleyebildiği, sınır bölgelerinde terör örgütü IŞİD’in adeta güvenle konuşlandığı, savaş uçaklarının ve tankların kullanıldığı günler savaşın yaşandığını göstermektedir. Bu dönemlerde en çok gerçekler yara alır çünkü en çok gerçekler çarpıtılır ve onları yazacak olan gazeteciler engellenir.

24 Temmuz bizim için bayram değildir. Bu ülkenin kutlayacak sahte bayramlara değil gerçek basın özgürlüğüne ve barışa ihtiyacı vardır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak her ikisinin de sonuna kadar savunucusu olmaya devam edeceğimizi bir kez daha tüm iktidar sahiplerine ve kamuoyuna duyururuz.

 

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU

 



 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2015   |   bilgi@cgd.org.tr